25 Temmuz 2014 Cuma

Alınanlar #2

 Rivana Orange Essential Oil - Mandarin Essential Oil - Uyku için olan karışımım bitince baktım elimde tekli yağlardan hangileri var. Uyku karışımı için sadece portakal ve mandalina eksikti. Bende onları tamamladım. Ama sanırım onları bi şişede karıştırmam lazım çünkü her seferinde ayrı ayrı dökmesi.
Karov Coconut Oil - Zaten devamlı aldığım bir yağ. Normalde oda sıcaklığında katı ama yaz olduğundan sıvı halde oluşu kullanımını kolaylaştırdı. 
Karov Jojoba Oil - Bunu ise saça iyi geldiğini okumuştum öyle fazla bir araştırma yapmadan aldım. Hindistan cevizi ve zeytinyağı ile beraber karıştırıyorum. Sonuçları oldukça iyi. 
 Cleanic Cosmetic Pads - Bunu denemek için oldum oldukça da güzel çıktı. Hem yumuşak hem de dağılmıyor. 
Purederm Eye Puffiness Minimizing Patches - Göz altındaki şişkinlikleri ilk kullanımdan itibaren azalttığı yazıyor ama ben iki kere kullanmama rağmen bir değişiklik fark edemedim. En az 30 dakika bekletmek gerekiyor ama tüm gecede bekletilebiliyor. Ben 30 dakika beklettim. Bakalım bir kaç kere daha deneyeceğim.
Pure Derm Nose Pore Strips Aloe - Daha önce bu markanın başka bir bitkili olanını almıştım. Genel olarak memnun kaldığım bir marka. 
Garnier Neo Intensive Antiperspirant Invisible Dry Cream Fruity Flower - İlk çıktığı zaman çok merak etmiştim ama elimde ürün olduğundan almamıştım. 4 farklı çeşidi var ben pembesini seçtim ve çok hoşuma gitti kokusu. Hafif şekerli meyvemsi bir koku. Krem yapısı var. Krem sıkar gibi istediğiniz kadar ürünü uyguluyorsunuz. Ben çok beğendim.
 Nivea Q10 Eye Roll-On - Göz çevresi kremi bakarken fazla çeşit olmadığını farkettim. Bunu almamda ki büyük unsur bilyeli olması. Yapısı su gibi renksiz. Uyguladıktan sonra elinizle dağıtıyorsunuz. İlk izlenim olarak beğendim.
 Clinique Chubby Stick Super Strawberry - Bu rengi en baştan beri istiyordum ama bir türlü bulupta alamadım. Geçende Boyner'in haftasonu özel ücretsiz kargosunu görünce şimdi almanın zamanıdır dedim. En beğendiğim renkte bu oldu. Bende tahmin ettiğim kadar koyu durmadı.
Diğer renkler için; http://sofyagunlukleri.blogspot.com/2014/02/clinique-chubby-stick-mousturizing-lip.html
Clinique Super Defense CC Cream - Bu ise yanında hediye geldi. Mini boyu ne yazık ki rengi light-medium ama biraz koyu geldi. Ama en azından yapısını inceleme olanağım oldu. Yazın biraz ağırlık yapıyor gibi geldi bana ama onun dışında duruşu, cildi kurutmaması güzel.
 MAC Pro Longwear Blush Stay Pretty - Bunu Black Friday'de yarı fiyatına aldım. Genelde ben şeftali tonu allıkları seviyorum ama pembe tonu da güzel. 
MAC Powder Blush Harmony Matte - Bunu kontür yapmak için aldım yapabiliyor musun derseniz hala tam emin olamıyorum. Ama görevli bana bu rengin uygun olacağını söyledi. Benimde hoşuma gitti. Çok koyu değil. Ama fazla ürün kullanımı ile koyulaşabilir.  
Güneş koruma ürünleri alırken aklımda öncelikli olarak Bioderma vardı ama diğer alternatifler ise Vichy, La Roche Posey'di ama Bioderma'da karar kıldım. 
Photoderm Max SPF 50+ Spray Very High Protection - Daha önce hiç sprey ürün almamıştım bu yüzden denemek istedim. Yapısı çok ince akışkan çok kolay dağılıyor. VE mat bir yapısı var herhangi bir yapışkan hissi yok. Ve beyazlıkta bırakmıyor.
Bioderma Photoderm Apres-soleil Refreshing After-sun Milk - Bununda yapısı çok akışkan. Kolay uygulanıyor.
 Bioderma Photerpes Spf 50+ Lip Stick - Bu yaz 2 defa dudaklarım çok kötü oldu. Biri pikniğe gittiğimizde bir diğeri ise Yujen parka gittiğimizde. Ben bunu güneşe çok fazla maruz kaldığıma yordum. Bir haftadan uzun süre ne yaptıysam geçmedi. Bu yüzden bir önlem almam gerekiyordu.
 Lip sticklerde özellikle güneş kormalı olanları inceledim. Geneli 15 Spf. Bir tanesi 30 spf'di ama sadece Himalaya marka vardı. Daha önce Himalaya Lip Balm almıştım ve memnun kalmamıştım. Bu yüzden başka bir marka arayışı içindeydim Nuxe 'ye de baktım ama o da özellikle güneş korumalı değildi. Ambalajı, açılması güzel. Ayrıca yapısı da çok güzel herhangi bir yapışkan his bırakmıyor.
Daha önceki güneş koruyucu ürünler yazım için; http://sofyagunlukleri.blogspot.com/2012/08/gunes-koruyucu-urunler.html

Park Bosphorus Hotel'den Ödüllü Instagram Yarışması


Yaşadığınız şehrin tarihini anlatan fotoğraflarınızı, #tarihimiras hashtagiyle Instagram’da paylaşın, Park Bosphorus Hotel’den muhteşem ödüller kazanın!
İstanbul’un kalbi Gümüşsuyu’nda, otelcilik hizmet kalitesinin en üst sınırını simgeleyen ‘deluxe hotel’ klasmanında misafirlerini ağırlayan Park Bosphorus Hotel, bol ödüllü bir Instagram yarışması düzenliyor. 24 Temmuz-4 Ağustos 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilen yarışmaya 18 yaşını doldurmuş herkes katılabiliyor.
Tarihi Park Otel’in 82 yıllık geçmişine sadık kalınarak hayata geçirilen Park Bosphorus Hotel,  İstanbul’un en yeni lüks oteli olma özelliği taşıyor. Kasım 2013’te faaliyete geçen otel; 4 bin 500 metrekarelik terası, 6 farklı konseptte hazırlanan yiyecek-içecek bölümleri, 618 odası, düğün ve etkinlik alanları, 8 bin 500 metrekare spa & fitness & wellness merkezinin yanı sıra muhteşem Boğaz manzarasıyla da dikkat çekiyor. Tarihi Yarımada’dan Boğaziçi Köprüsü’ne kadar uzanan bu manzaranın tadını; ödüllü şefler tarafından yönetilen Gümüşsuyu Restaurant ve Park Patisserie gibi gurme noktalarında ve teras kafelerinde de çıkarabilirsiniz.
#tarihimiras etiketiyle @parkbosphorus Instagram sayfasında düzenlenen yarışmanın kazananları; Hürriyet Dijital Yayın Koordinatörü Bülent Mumay, Hürriyet Fotoğraf Editörü Sebati Karakurt, Türkiye’nin en çok takip edilen Instagram fenomeni Sezgin Yılmaz (@sezyilmaz) ve Park Bosphorus Hotel yöneticilerinden oluşan jürinin değerlendirmesiyle 7 Ağustos’ta açıklanacak.
Yarışmanın Ödülleri
Birinciye Boğaz manzaralı odada her şey dahil bir gece konaklama (yemek + spa + masaj)
İkinciye Boğaz manzaralı odada bir gece konaklama ve yemek
Üçüncüye Boğaz manzaralı odada bir gece konaklama
Ödüllerin 2 kişilik olması ve otelin doluluk oranı da göz önünde bulundurularak, açıklandığı tarihten itibaren 4 ay içinde kullanılabilir olması ise ödülleri çok daha cazip hale getiriyor.
Yarışma hakkında daha detaylı bilgi ve katılım koşulları için Park Bosphorus Facebook sayfasına göz atabilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

22 Temmuz 2014 Salı

Deutsche Sprache, schwere Sprache

Bu kursta çok fazla tema ödevimiz oldu. Kitapta verilen bir konu hakkında yazı yazmamızı istiyor hoca. Bu bir maile cevap yazmak veya konu hakkındaki görüşlerimiz gibi şeyler oluyor. Açıkçası bu en sevmediğim ödev tipi çünkü ne yazsam hiç aklıma gelmiyor ama biliyorum ki en yararlı ödev tipi de aslında. Benimkiler genelde kısa yazılar oluyor. Nasılsa yazıyorum bari burada da paylaşayım dedim. Aslında bir ara Ingilizce günlük yazılarına başlamıştım ama zaman bulup devam ettiremedim. Direkt Almanca günlük yazmaya da henüz cesaretim yok. Artık zaman zaman bana ödev verilen yazdığım metinleri paylaşacağım. Tabi yanlışlarım olabilir.


Guter Rat bei Wohnungssuche
Zunächst solltest du geduldig sein. Vor vier Jahren habe ich eine Wohnung gesucht und ich habe sie gefunden. Ich erinnere mich daran, dass es sehr stressig war. Als ich in Sofia gekommen bin, bin ich in einem Studentenwohnheim für eine Weile geblieben. Aber das Studentenwohnheim war sehr weit von meiner Universität. Deshalb habe ich mich entscheiden, dass ich eine Wohnung finden sollte, die legt in der Nähe von meiner Universität.
Zuerst habe ich im Internet zu suchen begonnen. Und ich habe für einige Wohnungen angerufen. Manchmal war es schwierig, weil ich Bulgarisch nicht kann. Ich habe Englisch gesprochen und nicht jeder kann sprechen. Ich habe einige Wohnungen gesehen, aber sie waren so teuer and altmodisch. Eine Wohnung finden dauert so lange. Ich habe meine Wohnung in zwei Wochen gefunden. Zum Glück ist die Wohnung in der Nähe von meiner Universität Ich kann in fünf Minuten zur Universität zu Fuß gehen. Meine Wohnung hat nur ein Zimmer aber die ist modern und ein Neubau. Ich wohne allein und ein Ein-Zimmer-Wohnung ist für mich genug. 
Meine Tipps für dich sind dass du im Internet suchen kannst, weil es im Internet viele Anzeigen gibt. Außerdem kannst du zu einer Firma gehen und du kannst in der Zeitung lesen. Du solltest fragen, ob es öffentliche Verkehrsmitteln in der Nähe von die Wohnung gibt. Du kannst die Wohnung mit einer Mittwohnerin teilen. So könntest du Geld sparen. Die andere Alternative ist ein Zimmer in der Wohnung zu mieten. Es gibt viele alte Menschen, wer ein Zimmer vermieten.
Ich wünsche dir viel Glück. 

16 Temmuz 2014 Çarşamba

Dominos - Abi Sladkarnitsa - Tabule - Broadway

Ben Türkiye'deyken Mc, Burger King, Dominos gibi zincir firmalar yerine yerel yerlerden yemeği tercih ediyorum. Dominos Türkiye'de bizim eve çok yakın bu yüzden babam söyleyelim söyleyelim diyordu ama benim çok ilgimi çekmiyordu. Ama geçen sefer ayağım alçıda olduğundan ve dışarı çıkma imkanı olmadığından tamam madem söyleyelim dedim. Tarzımın çok dışına çıkıp baya etli söyledik. Baya ağırdı ama yinede hoşuma gitmişti. Tabi benim söylediğim her zaman yiyebileceğim bir çeşidi değildi.
Bu seferde amam.bg'de pizza bakarken ki pizza söylemek pek adetim değildir. Dominosu deneyeyim dedim. Seçtim bazı şeyleri kendim ekledim çıkardım. Hamur tipi traditional'dı. Ayrıca dana eti ekledim eğer güzel olursa yine söylerim diye ama hoşuma gitmedi. Orta boy olduğu halde daha yarını gelmeden çok ağır geldi bana. Bu tip hamur baya kalın. Ayrıca roka ekledim ama hep güzel değildi hemde çok azdı bence.
 Diğer seferinde ise vejeteryan olanı ve İtalyan usulu hamuru seçtim ekstra olarak mısır ekledim. Ama içindeki bir şeyin tadı hiç hoşuma gitmedi sanırım zeytin. Hamur biraz daha ince fena değil. Birde çok ince çeşidi var onu da deneyebilirim bir ara.
Online takip imkanı var. 30 dakikada gelince gerçekten şaşırdım. Birde 24 saat getiriyorlar bu yüzden gerçekten iyi. Herhangi bir getirme ve kutu ücreti yok. Ayrıca online sipraişlere %30 indirim yapıyorlar. Pizza dışında başka seçenekleri de var ama henüz denemedim. Arada söyleyebilirim ama çok sık olacağını düşünmüyorum.
http://www.dominos.bg/
Buradan arkadaşlarla bir şeyler aldığımızdan bahsetmiştim. Arkadaşlarım tatlılarından aldılar ama beğenmediler ben sadece tuzlulardan seçmiştim içinden sadece susamlı çubuk eh işte diyebileceğim durumdaydı. Sofya'da baya şubesi varmış daha önce farketmemiştim. Benim kursuma da yakın var. Arada biraz acıktığımda atıştırmalık alıyorum. Baya alıştım diyebilirim. Eh işte dedim ama arada aklıma da gelmiyor değil.
Eskiden büfe tarzı döner falan bana göre değil diyordum ve ilgimi de çekmiyordu. Ama daha sonra aynı şeylerden bıktığımdan bu tür yerleri de denemeye başladım. Ve bazı yerler gerçekten hoşuma gidiyor.
Tabule ise studentski grad'ta yeni açılan bir yer.
Dürümde tavuk şiş yedim ve gerçekten güzeldi. Daha önce denemediğim tabuleyi denedim. Bulgurlu bir salata ve gerçekten hoşuma gitti. Yolumun üzerinde olsa eve paket bu salatalardan alırdım sık sık.
Acılı patlıcan ezmesi de güzeldi. Normali kalmamış. Birde tahinli patlıcan ezmesi vardı ama ben acılıyı seçtim.
Diğer bir ilk defa denediğim falafel. Çok duymuştum ama şimdiye kadar hiç denememiştim. İlkte tadı çok farklı gelmedi ama yanında sosla güzeldi.
Arkadaşım humusunu da dene çok güzel dedi ama ben zaten artık evde kendim humus yapıyorum ondan pek ilgimi çekmedi. Bu arada humus yapmak baya kolay bir şeymiş ben zor sanıyordum. Arada yapmayı düşünüyorum
Burada ayrıca Lavazza'nın kapsül kahvelerinden yapıyorlar ben morunu denedim fena değildi.
Buradan sonra arkadaşım Broadway'e gidelim çok güzel kokteyl yapıyorlar dedi. Bende iyi tamam dedim. Burası teknik üniversite içinde bir kafe. Dışarısı sanki yazlık sitesi kafelerini andırıyor. Biraz basit bir yer Dışarıya oturduk. Menüler gelinde bir dakika ben buraya daha önce geldim dedim. Daha önce içerisinde oturmuştuk girişi farklı tarafta olduğundan farketmemişim. İçerisi de fena değildi hatırladığım kadarıyla. Studentski Grad'ta ki bir çok yere benziyor. Meyveli bir kokteyl seçtim güzeldi de.
https://www.facebook.com/BroadwayCafeSofia